Zeytinyağı, dünyada en çok tağşiş edilen gıda ürünlerinden biri olduğu için, üretiminden ihracatına kadar sıkı bir standart ve denetim ağıyla çevrilidir. Bu ağın tepesinde, 1959’da Madrid’de kurulan ve dünya zeytin üretiminin %98’ini kapsayan üye ülkelere sahip Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC/COI) yer alır. IOC’nin COI/T.15 Ticaret Standardı; natürel sızma, natürel, lampant ve rafine kategorilerini serbest yağ asitliği, peroksit sayısı ve duyusal analiz gibi kriterlerle tanımlar ve yalnızca IOC’nin akredite ettiği laboratuvar ile tadım panellerinin sonuçları uluslararası ticarette geçerli sayılır. FAO/WHO ortak organı Codex Alimentarius’un CODEX STAN 33-1981 standardı ise bu kriterleri küresel ticaret hukukunun tarafsız referansı haline getirir.

Bölgesel düzeyde en sıkı çerçeveyi Avrupa Birliği uygular: Kasım 2022’de yürürlüğe giren Komisyon Delegeli Tüzüğü 2022/2104, kategori tanımlarını IOC ile uyumlu tutar, karışım ve etiketleme kurallarını sıkılaştırır. Ancak Avrupa Sayıştayı’nın yakın tarihli raporu, uygunluk kontrollerinin üçte birinde usulsüzlük bulunduğunu, denetlenen ürünlerin dörtte birinin menşeine kadar izlenemediğini ortaya koymuştur — yani güçlü mevzuat tek başına yeterli değildir. ABD’de ise USDA, zeytinyağını gönüllü ve ücretli bir derecelendirme hizmeti olarak sınıflandırır; zorunlu merkezi denetim yerine üreticinin talebine bağlı fabrika ve parti denetimi esastır.
Coğrafi işaret (PDO/PGI) ve organik sertifikasyon, tek seferlik bir belgeden ibaret değildir: her ikisinde de akredite bağımsız kuruluşlar, ilk sertifikasyonun ardından yıllık zorunlu denetim ve habersiz saha kontrolleriyle uygunluğu sürekli doğrular. Sahadaki denetim yoğunluğu ülkeden ülkeye değişir: İtalya’da ICQRF 2025’te 54.913 kontrol yapmış, zeytinyağı sektöründe 52 ceza raporuyla 2,2 milyon avro değerinde 400 ton ürüne el koymuştur; İspanya, 2026-2030 Ulusal Gıda Zinciri Kontrol Planı’yla işletmelerin en az %20’sini yıllık denetime tabi tutmayı hedeflemektedir; Tunus’ta ONH, IOC akreditasyonlu laboratuvarlarla ihracat kalitesini denetleyerek ülkeyi dünyanın önde gelen organik zeytinyağı ihracatçısı konumuna taşımıştır; Fas’ta ONSSA, 779 tesisi kapsayan denetim ağında pestisit analizlerini 2020-2025 arasında dört kattan fazla artırmıştır.
Sonuç olarak kalite güvencesi tek bir kurumun değil, küresel standart (IOC, Codex), bölgesel mevzuat (AB, USDA), sertifikasyon şemaları (PDO/PGI, organik, GFSI) ve ulusal denetim kurumlarının (ICQRF, MAPA, ONH, ONSSA) birlikte işlemesiyle oluşan katmanlı bir sistemdir. Türkiye için çıkarım nettir: uluslararası standartlara uyum kadar, bu standartların sahada tutarlı ve yoğun biçimde denetlenmesi de üreticinin ihracat pazarlarındaki güvenilirliğini belirler.
Kaynaklar

