ZEYTİNİMİZE SAHİP ÇIKMAYI ÖĞRENİYORUZ

Zeytinliklerin imara açılmasını öngören tasarı tepkiler doğrultusunda geri çekildi. Son yıllarda hükümetin zeytinciliğe yönelik hamlelerine toplumun farklı kesimlerden sesler yükseldiğini ve hükümetin de bu durumlara kayıtsız kalmadığını görmek sevindirici. Zeytin ve zeytinyağı konusunda toplumumuzun bilinci tartışılabilir ancak hassasiyeti artık tartışılamaz bir hâl aldı. Bu tablo zeytin ve zeytinyağına hem gönül hem de emek verenler için oldukça umut verici.

TASARININ ÇEKİLMESİYLE HERKES KAZANDI

Demokrasi ne yazık ki çoğunluğun veya çoğunluk temsilcilerinin isteklerinin yerine getirildiği bir yönetim biçimi olarak biliniyor; oysa ki demokrasi bu kadar basit ve acımasız bir siyasi mekanizma değil. Demokrasinin en önemli kriterlerinden biri çoğunluğun veya çoğunluğu temsil edenlerin azınlığa karşı tutumu. Çoğunluğun her düşüncesi doğru olmayacağı gibi, çoğunluk gibi düşünmeyenlerin de hakları korunmalı ve sesleri dinlenmeli. Demokrasi aslında azınlıkların (çoğunlukta olmayanların) varlığını da garanti altına alan bir çatı. Zeytin sahalarıyla ilgili tasarının geri çekilmesi aslında demokrasi çarklarının  nasıl çalışması gerektiğini ortaya koyan önemli bir örnek.

Tasarının geri çekilmesiyle hükümet tarafından kamuoyuna “size dinliyoruz ve hassasiyetinize saygı duyuyoruz” mesajı verildi. Tasarıya tepki gösteren sokaktaki sıradan insanından, zeytin üreticisine kadar tüm paydaşlar ise seslerini doğru biçimde çıkardıklarında hedeflerine ulaşabileceklerini gördü.

Tüm bunları bir kenara koyarsak, bu süreçte iki “marka” öne çıkarak dikkat çekti; Tarkan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi.

MEGA YILDIZ NE DEMEKMİŞ GÖRDÜK

Tarkan’ın sanatçı kişiliği, kariyeri, topluma kattığı değer tartışılabilir. Beyefendiyi beğenirsiniz veya beğenmezsiniz; değerlendirme kişiden kişiye değişir. Ancak tasarıya karşı yaptığı açıklamayla tasarıya muhalefet eden kitlenin sesi olduğu bir gerçek. Açıklaması bir bakanın medya karşısında cevap verme ihtiyacı hissetmesini sağladı.

Medyanın Tarkan’ı “mega yıldız” olarak adlandırmasının boş yere olmadığını birlikte anlamış olduk.

ATIK PİLLER ZEYTİN AĞAÇLARININ EN BÜYÜK DESTEKÇİSİYDİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği işbirliğinde düzenlenen Atık Pil Toplama Kampanyası bu yıl 20. kez düzenlendi. Ancak bugüne kadar pek bilinmeyen bu kampanyanın bu yıl bu kadar popüler olmasının nedeni; tam da tasarının gündeme geldiği dönemde belirli bir atık pil karşılığında zeytin fidanı verilmesiydi. Kampanya hem tasarıya karşı tepkilerden beslendi hem de tasarıya karşı tepkileri besledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi kampanyanın manidar zamanlaması nedeniyle tasarı tartışmalarında ister istemez yıldızlaştı.

PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?

Tasarı sürecinde “zeytin ağaçları önemlidir”, “zeytinyağı bir değerdir” dedik, zeytinlikleri sahiplendik. Peki bundan sonraki yol planımız ne olacak? Çiftçilerimize, üreticilerimize nasıl sahip çıkacağız? Yerel ve butik markalarımıza nasıl destek olacağız? İtalya, İspanya gibi ülkemizi zeytinyağında markalaştırabilecek miyiz? Zeytin ve zeytinyağında kalite standartlarını nasıl yukarı çekeceğiz? Kamu kurumları zeytinlikleri bugünden sonra nasıl sahiplenecek? Hatıra ormanı uygulamaları “hatıra zeytin ormanı” uygulamalarına dönüşebilecek mi? Bu soruların cevabını vermek kolay değil. Ama sektörümüzün tüm paydaşları bir araya gelerek tartışmalı, iyi-kötü kararlar almalı ve o kararların hayata geçebilmesi için gerekli adımları atmalı. Çok geç olmadan herkes elini taşın altına koymalı.

ZEYTİN DERGİSİ