VİŞNELİ ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI FESTİVALİ

Vişneli, İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı şirin bir dağ köyü. 13 Kasım 2016 tarihinde birinci “Zeytin ve Zeytinyağı” festivalini gerçekleştirdi. Zeytin Dergisi olarak amacımız bu festivali öne çıkarmak değil, ancak bu tip festival organizasyonlarına bazı temel ilkeler ve hedefleri önermektir.

Yöresel etkinliklerde merkezi idarenin festival gündemi belirleyerek ön çalışmayı yapması önemlidir. Etkinliğin adı ne olursa olsun o yıl için bir gündemi olmalı ve gündeme ilişkin faaliyetleri de belirleyerek ilgili kamu ve sivil toplum kuruluşlarını hareketlendirmesi gerekmektedir örnek olarak Vişneli’de bu sene için sağlıklı ürün tema olarak seçilebilirdi diyelim. Zeytin ve zeytinyağında sağlık konusu ise özel tema o zaman da Ulusal Zeytin Konseyi, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Gıda Fakülteleri konuya dahil edilerek etkinliklerde rol verilebilirdi. Etkinlik ana hedefi eğitim, felsefesinden hareketle etkinliğin her noktasını bir fırsat olarak görerek gerek ürününü satmak isteyenlere gerek ürün almaya gelen misafirlere bilgiler aktarılır, anket benzeri kamuoyu yoklamaları yapılabilir daha fazlası, toplu hasat, kooperatif ile merkezden satış benzeri iş organizasyonları ile  birleşik tarım kültürü anlatılabilir ve sorunları tartışılarak, sonrasında da iyileştirmesi için çalışılırdı.

Vişneli festivalinde, Ege etkinliklerinde olmazsa olmaz Efe Halk Oyunu, davul-zurna ile kapalı pazar yerinde orkestra eşliğinde müzik eğlentisi planlanmıştı. Ana yollardan birine yerel ürünlerin satılacağı pazar yeri tezgahları yerleştirilmişti. Köy ürünü yada moda haline gelen tanıtım adı ile “organik ürünler” de tezgahlarda yerini almıştı. Ciddi üretim yapan tesislerde kalite denetimleri sonrasında hatalı ürünler için ödenen cezalara bakınca bu pazar yeri günahsız bir şekilde satışlarını yapmaktaydı. Ürünlerde paketlemenin ne ölçüde hijyenik olduğu, satılan ürün içerikleri, üretim yeri bilgisi, sağlığa uygunluk analizi yada belgesi benzeri hiç bir unsur görülemedi.

Üzerinde etiketi ve analiz değerleri olan ürünlere organik değilmiş olarak bakıp da sadece köyde olduğu için organik olduğunu düşünen bir tüketici belleğinin bir an önce eğitilerek sonraki nesilleri sağlıklı ürün tüketme haklarını korumak konusunda zamanın gelip geçmekte olduğunu da burada bahsetmeden  geçemeyeceğiz.

Yumurtaların üzerinde yazılması zorunlu üretim ve tüketim tarihi bilgisi zorunlu başlığı alkışlanacak bir uygulama iken diğer ürünlerde de uygulanır demiştik. Vişneli festivalinde de tıpkı diğer etkinlikler olduğu gibi etiketsiz önceden kullanılmış, su plastik pet şişelerde zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin hem de gıda kodeksine uygun üretilen ürünlerden  %30-50 oranında daha pahalı fiyat ile satıldığına şahit olduk.

Özetle festival ve şenliklerde;

  • Yöre ve ürünlerinin tanıtım fırsatı iyi değerlendirilmelidir. Daha yaygın bir duyuru ile eğitim platformuna dönüştürülmelidir.
  • Tanıtılan ürünlerin yeni siparişler ile daha uzak pazarlara satışının yapılabilmesi adına merkezi bir planlama ile bu etkinliklerin yönlendirilmesi gerekmektedir.
  • Yarışma, eğitim, iş modeli tanıtımı, toplu tarım, yöresel yöntem ve iş kültürü konuları öne çıkarılır.
  • Kamu ve özel sektör bir araya geldiği için sorunlar görüşülmeli ve çözümler konusunda adımlar atılmalıdır.

Yerel ve mevsimsel organizasyonlar bir fırsat olarak görülerek turizm faaliyetinin yaygınlaştırılması sosyal gelişim ve ticari karlılıkların artırılması açısından önemlidir. Önceki yazılarımızdan birinde bahsettiğimiz, özellikle zeytin ve zeytinyağı hasat ve sıkım işi bir turizm faaliyeti olarak dünyada yürütülmektedir. Bu yazımız da okumanızı öneririz. (tıklayınız)

Rastgele günü kurtaracak değil, bölgenin tamamını ilgilendiren ve merkezi bir yönetim tarafından takvim, içerik ve iş planına bağlanmış nice festivaller dileriz diyelim ve yetkilileri hareketlendirelim.